Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile TBB Encümen üyeleri, Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve B40 Balkan Şehirleri Ağı'nı temsilen gelen belediye başkanları ve yöneticileriyle geçtiğimiz günlerde bir görüşme gerçekleştirdi. İstanbul ve Ankara'da temaslarda bulunan Avrupalı heyetle yapılan toplantıda, uluslararası yerel yönetim iş birliğinin ve dayanışmasının önemi vurgulandı. Görüşmelerde, TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının yargı süreçleri ve tutukluluk halleri de ele alındı.
Ziyaretin Amacı ve Katılımcı Heyetler
Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve B40 Balkan Şehirleri Ağı'ndan gelen temsilci belediyelerin başkan ve yöneticileri, TBB Başkan Vekili Vahap Seçer ile Birlik Encümen üyelerini ziyaret etti. Bu ziyaretin temel amacı, yerel yönetimler arasında küresel sorunlara karşı ortak çözümler üretmek ve demokratik süreçlerde iş birliğini güçlendirmek olarak belirtildi. Türkiye'deki bazı yerel yöneticilerin yasal süreçlerle karşı karşıya kalması, uluslararası alanda da yankı bulmuş ve bu tür toplantıların gündemine taşınmıştır.
Konuk heyette B40 Ağı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomasevic, Eurocities Genel Sekreteri Andre Sobczak, Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ve Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü Jose Francisco Herrera Antonaya gibi önemli isimler yer aldı. TBB tarafında ise Vahap Seçer'in yanı sıra TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi hazır bulundu.
TBB'nin Rolü ve Yerel Demokrasi Vurgusu
Türkiye Belediyeler Birliği, Türkiye'deki tüm belediyelerin üye olduğu, yerel yönetimlerin ortak sesi konumundaki yasal bir kuruluştur. 1945 yılında kurulan TBB, belediyelerin gelişimine katkı sağlamak, yerel demokrasiyi güçlendirmek ve uluslararası alanda Türk yerel yönetimlerini temsil etmek gibi görevler üstlenmektedir. Birlik, üye belediyelerin hukuki, idari ve teknik kapasitelerini artırıcı eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunmanın yanı sıra, yerel yönetimler arasındaki koordinasyonu sağlamayı da hedefler.
TBB Başkan Vekili Vahap Seçer, görüşmede yaptığı konuşmada, Türkiye'nin köklü geçmişi ve güçlü devlet geleneğiyle 86 milyonluk nüfusa sahip büyük bir ülke olduğunu belirtti. Seçer, ziyaretin önemli bir boyutunun Türkiye'deki demokrasiye ilişkin değerlendirmeler olduğunu ifade etti. Tutuklu bulunan belediye başkanları, bürokratlar, siyasetçiler ve ülke sorunlarına katkı sunabilecek aydınların cezaevinde olmasının düşündürücü olduğunu dile getiren Seçer, Avrupa demokrasilerinin tarihsel süreç bakımından daha deneyimli olabileceğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin ise görece daha genç bir demokrasi tecrübesine sahip olduğunu kaydetti. Seçer'in bu açıklamaları, Türkiye'de yerel yönetici pozisyonundaki kişilere yönelik yargısal süreçlerin uluslararası platformlarda da takip edildiğini göstermektedir.
Tutuklu Belediye Başkanları ve Yargı Süreçleri
Başkan Seçer, tutuklu belediye başkanları konusundaki görüşlerini paylaşırken, yargılanmaya karşı olmadıklarını ancak evrensel hukuk ilkeleri gereği tutuksuz yargılamanın esas olduğunu vurguladı. Milyonlarca yurttaşın oyuyla seçilmiş başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek gibi isimlerin tutuklu yargılandığını hatırlattı. Bu durum, özellikle muhalefet partileri tarafından uzun süredir eleştirilen bir konu olmuştur.
İstanbul, Antalya ve Adana gibi büyükşehirlerin belediye başkanlarının yalnızca siyasi figürler değil, aynı zamanda halkın iradesinin temsilcileri olduğuna dikkat çeken Seçer, yürütülen süreçlerin hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde, adalet ve hakkaniyet duygusunu güçlendirecek şekilde yürütülmesinin önemine vurgu yaptı. Seçer, hem ülkeler düzeyinde hem de kurumsal düzeyde bu demokratik hukuk mücadelesine destek olunması çağrısında bulunarak, dayanışmanın böylesi dönemlerde büyük bir anlamı ve değeri olduğunu ifade etti. Türkiye'deki hukuk devleti ve demokrasi tartışmaları, uluslararası insan hakları örgütleri ve Avrupa Konseyi gibi kurumlar tarafından da yakından takip edilmektedir.
Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri ve Yerel Yönetim İş Birlikleri
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) giriş sürecinin uzun ve zaman zaman yıpratıcı bir hal aldığını belirten Seçer, “Avrupa'nın bazı talepleri olsa da biz, tek taraflı düşünmüyoruz. Her iki tarafın da bakış açısı incelenmeli. Bize karşı AB'nin samimiyetsiz olduğuna dair düşüncelerimiz de var” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin AB sürecini bir 'medeniyet projesi' olarak gördüğünü ancak sürecin, ülkeyi yöneten siyasi iktidar ile AB görüşlerinin örtüşmemesi ya da verimli bir çalışma sürecinin yaşanmamasından dolayı kesintiye uğradığını dile getirdi. Seçer, yaraların sarılmasını, tahribatların ortadan kalkmasını ve sürecin yeniden başlamasını temenni ederek, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini kaydetti.
Yerel yönetimlerin yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde benzer küresel sorunlarla karşı karşıya olduğuna da dikkat çeken Seçer, TBB ile Eurocities arasında yeni başlayan ilişkileri geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti. İklim değişikliği, atık yönetimi, kuraklık ve doğal afetler gibi meselelerin tüm insanlığı etkilediğini belirten Seçer, bu sorunların çözümü için şehirler arasında güçlü ağların kurulması, deneyim paylaşımının artırılması ve daha etkin iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Seçer, önümüzdeki dönemde şehirlerin yararına olacak kıymetli çalışmalara birlikte imza atma temennisini de dile getirdi. Bu tür iş birlikleri, kentlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında ve uluslararası tecrübe aktarımında önemli bir rol oynamaktadır.
Avrupalı Başkanların Dayanışma Mesajları
TBB Başkan Vekili Seçer'den sonra söz alan Avrupalı belediye başkanları da benzer konulara değindi. Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Türkiye ile Avrupa şehirleri arasındaki ortak değerlere ve demokrasi vurgusuna dikkat çekti. İstanbul ve Ankara'daki temaslarının amacının Türkiye'de demokrasiyi desteklemek olduğunu ifade eden Solberg, özellikle Ekrem İmamoğlu için burada olduklarını belirtti. Bu açıklama, ziyaretin temel motivasyonlarından birinin, yargı süreçleri devam eden Türk belediye başkanlarına destek vermek olduğunu ortaya koymaktadır.
B40 Balkan Şehirleri Ağı Başkanı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomasevic, Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin endişeler taşıdıklarını ifade etti. Bazı belediye başkanlarının tutuklanmasına ilişkin konuşan Tomasevic, yerel liderlerin karşı karşıya kaldığı durumların genel anlamda demokrasi açısından bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Eurocities Genel Sekreteri Andre Sobczak ise, Eurocities ağı olarak amaçlarının belediye başkanlarını güçlendirmek ve mevcut kaynakları harekete geçirerek vatandaşlara daha iyi hizmet sunulmasına katkı sağlamak olduğunu kaydetti. Sobczak, Avrupa genelinde belediye başkanlarının bazı ülkelerde yetki ve kaynak bakımından sınırlandırılabildiğine işaret ederek, yerel yöneticilerin çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabildiğini anımsattı ve tüm bu koşullara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.
Uluslararası Hukuk ve Yerel Yöneticilerin Hakları
Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli de tüm farklılıklara rağmen demokrasi için bir araya geldiklerini dile getirdi. Dayanışma göstermek istediklerini belirten Ghinelli, TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutukluluğuna dikkat çekerek, bu tür dönemlerde gönüllü bir tepki ortaya koymak amacıyla burada bulunduklarını ifade etti. Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero da İmamoğlu’nu desteklemekten büyük bir onur duyduğunu dile getirdi. Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü Jose Francisco Herrera Antonaya ise başkanların tutuklanmasının ailelerini ve çocuklarını da etkilediğini ve yerel idarelerde görev yapan kişilerin haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu açıklamalar, yerel yöneticilere yönelik yargısal süreçlerin uluslararası alanda geniş bir yankı bulduğunu ve demokratik haklar bağlamında ele alındığını göstermektedir.
Türkiye'de daha güçlü bir hukuk devleti ve demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandığı bir yaşam talebinin olduğunu anlatan Seçer, insanların inancı, etnik kökeni ya da düşünceleri nedeniyle farklı kategorilerde değerlendirilmediği bir düzenin herkesin ortak arzusu olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, Türkiye'deki insan hakları ve demokratik standartlar konusunda uluslararası diyalogun bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Uluslararası kuruluşların, Türkiye'deki yerel yöneticilerin görevden alınması veya tutuklanması gibi uygulamalara ilişkin raporları da kamuoyunda yer bulmaktadır.
Gelecek İçin İş Birliği ve Diyalog Süreci
Türkiye Belediyeler Birliği ile Eurocities ve B40 Balkan Şehirleri Ağı arasındaki bu görüşme, yerel yönetimler arası iş birliğinin ve küresel sorunlara ortak çözüm arayışlarının devam edeceğine işaret etmektedir. Toplantıda dile getirilen demokrasi, hukukun üstünlüğü ve yerel yöneticilerin haklarına ilişkin konuların, gelecek dönemde de uluslararası platformlarda gündemde kalması beklenmektedir. Ayrıca, iklim değişikliği ve sürdürülebilir şehircilik gibi ortak sorunlara yönelik projelerin geliştirilmesi konusunda da iş birliği mesajları verilmiştir.




