Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, T24'ten gazeteci Murat Sabuncu'ya verdiği röportajda, eski yargıç Akın Gürlek ile CHP Eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik arasında birden fazla görüşme gerçekleştiği iddialarını gündeme getirdi. Özel, bu görüşmelerde kendi aleyhlerine yönelik adımların planlandığı yönünde bilgilere ulaştığını ifade ederken, **Özgür Özel Akın Gürlek iddiasını** doğrulatamadığını ancak gazetecilerin konuyu araştırması gerektiğini vurguladı.
Özel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Aykut Çelik’in geçmişteki pratiklerine ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin değişen tutumuna dair de değerlendirmelerde bulundu. CHP içindeki '**butlan yönetimi**' olarak tanımladığı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin partiden ihraç süreçlerini ve bu kararların parti tüzüğüne aykırı alındığını belirterek, hukuki ve siyasi mücadelenin devam edeceğini dile getirdi.
CHP İçindeki Mücadele, Hukuki Süreçler ve Akın Gürlek İddiaları
Özgür Özel, T24'e yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılmasına neden olan hukuki sürecin seçime kadar çeşitli fazlarda devam edeceğini belirtti. Özel, bu durumu 'kötülüğü planlayanlar ve uygulayanlar' ile 'kötülüğün parçası olmak istemeyenler' arasındaki bir mücadele olarak tanımladı. Hukuki itirazların ve siyasi mücadelenin sürdürüleceğini kaydeden Özel, aynı zamanda 'fiziki mücadele' ile de hayata tutunmaya çalıştıklarını ifade etti.
Özel'in 'butlan yönetimi' olarak adlandırdığı grubun, kendisinin ve ekibinin siyasi pozisyonunu zayıflatmaya çalıştığını iddia ettiği süreç, CHP içinde bir süredir devam eden liderlik ve yönetim tartışmalarının yansıması olarak değerlendiriliyor. Partinin en popüler milletvekillerinden dokuzunun ihraç edilmesinin, Parti Meclisi yerine Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla gerçekleştirilmesi Özel tarafından eleştirildi. Özel, tüzük gereği bu tür ihraç kararlarının Parti Meclisi tarafından alınması gerektiğini, daha önce Süheyl Batum örneğinde mahkemeden geri döndüğünü hatırlatarak, MYK'nın bu kararı almasını 'kendisine verilen yargısal güvencelere güveniyor' şeklinde yorumladı.
Yargı Süreçleri ve 'Erdoğan Yargısı' Vurgusu
Özgür Özel, CHP içindeki bazı isimlerin, ihraç edilen veya hakkında soruşturma açılan milletvekillerini '**Erdoğan yargısı**'na hedef gösterdiğini öne sürdü. CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın 'Yakında yargılanacaklar' açıklamalarını hatırlatan Özel, bunun dokunulmazlıkların kaldırılması talebi anlamına geldiğini belirtti. Özel, bir siyasi partinin kendi milletvekillerini iktidarın yargısı önüne atmasını eleştirdi. Bu durumun, 2002'de iktidara geldiğinde kendisinin de yargı sistemini eleştiren Erdoğan'ın bugünkü tavrıyla çeliştiğini vurguladı.
Özel, mevcut yargı sisteminin 23 yıl önceki duruma göre daha 'siyasallaşmış' ve 'iktidarın amacına hizmet eden' bir yapıda olduğunu iddia etti. O dönemde parti kapatma davaları veya kısa süreli hapis cezaları gibi kararların alınabildiğini ancak bugünkü gibi insanların aileleri, mal varlıkları ile hedef alınmadığını belirtti. Özel'e göre, AK Parti'nin kurduğu 'kara düzen'in devamlılığı için bu adımlar atılıyor ve 'butlan yönetimi' bu düzenin bir parçası haline geliyor.
ABD Büyükelçisi'nin 'Ilımlı Monarşi' Çıkışı ve Türkiye'nin Dış Politikası
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barack'ın '**ılımlı monarşi**' çıkışını değerlendiren Özgür Özel, bu durumun Türkiye için üzücü ve kahredici olduğunu ifade etti. Cumhuriyet'in kuruluşunun 103 yıl geçtiğini ve bu sürecin anti-emperyalist bir mücadeleyle geçtiğini vurgulayan Özel, Türkiye'nin işgale direnen şanlı bir tarihe sahip olduğunu belirtti. Büyükelçi Barack'ın aynı zamanda Suriye ve Irak'tan da sorumlu olmasını eleştiren Özel, Türkiye'nin ABD tarafından Orta Doğu'da konumlandırılmaya çalışıldığını, fiilen CENTCOM'un (ABD Merkez Komutanlığı) içinde değerlendirilmek istendiğini savundu.
Özel, Barack'ın bir diplomasi forumunda 'Buralarda demokrasi olmuyor, merhametli monarşiler işliyor, güçlü liderlere ihtiyaç var' şeklindeki sözlerine Erdoğan ve partisinden itiraz gelmemesini üzüntüyle karşıladığını dile getirdi. Daha da önemlisi, CHP'nin 'butlan yönetiminin' bu yaklaşıma bir köşesinden dahil olmasından 'kahrolduğunu' belirtti. Özel, bu durumun partinin anti-emperyalist ve demokratik temel ilkelerinden sapma anlamına gelebileceği endişesini taşıdığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu'nun 'Osmanlı Toprakları' Vurgusu ve Özel'in Endişeleri
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun salı günü yaptığı konuşmadaki 'Osmanlı topraklarında Türkiye olmalı' çıkışını 'çok tehlikeli bir sinyal' olarak yorumladı. Bu söylemin, Büyükelçi Barack'ın ve Cumhur İttifakı'nın diline dahil olmak anlamına geldiğini savunan Özel, bu durumun kendisinin uykularını kaçırdığını ifade etti. Özel, Türkiye'nin dış politikasının temel direklerinin 'başkasının bir karış toprağında gözümüz yok, bir karış toprağımızda gözü olanın da gözünü oyarız' ilkesine dayandığını hatırlattı.
'Pax Ottomana' veya 'Osmanlı'nın eski olduğu yerlere genişleme' gibi söylemlerin, genellikle başka siyasi temsilciler tarafından dile getirildiğini belirten Özel, Kılıçdaroğlu'nun bu tür bir söyleme yönelmesinin, partinin geleneksel dış politika çizgisinden sapma potansiyelini taşıdığına dikkat çekti. Özel, bu durumun, 'butlan yönetiminin' hem ABD'den hem de Türkiye'deki mevcut rejimden meşruiyet arayışı içinde olabileceği ihtimalini düşündürdüğünü dile getirdi.
Kılıçdaroğlu Ekibine Güven Kaybı ve Özgür Özel'in Akın Gürlek İddiası
Özel, son bir ayda yaşanan olaylar ışığında Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin, yani 'butlan yönetiminin' fiili olarak Cumhur İttifakı'nın içine dahil olma potansiyelinin olup olmadığı sorusuna, 'Hiçbir şeye imkansız diyemem. Kimseye bu noktada kefalet koyabilecek durumda değilim' yanıtını verdi. Özel, 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanacağı bilgisini üç hafta önce veren gazeteci Sinan Burhan'ın, geçtiğimiz hafta partiden ihraç edilecek isimleri tam isabetle bildiğini hatırlattı. Bu durumun, adı geçen gazetecinin 'Akın Gürlek'ten iyi haber alan ve verdiği bilgilerin doğru çıkmasıyla övünen kişi' olmasıyla birleştiğinde ciddi kuşkular yarattığını dile getirdi.
Özgür Özel, kendisine ulaşan iddiaları net bir dille aktardı: 'Akın Gürlek'ten iyi haber alan ve verdiği bilgilerin, operasyon bilgilerinin doğru çıkmasıyla övünen kişi, CHP yönetiminde kimlerin partiden atılacağını tam isabet biliyor... Bu kısmını doğrulatamam ancak hani gazetecilerin sorması lazım mesela, Akın Gürlek'le oturup kaç kez görüştünüz diye, şu anda partinin avukatı olan kişiye. Şimdi bize her yerden; defalarca görüşüldü, bütün adımlar birlikte planlandı deniyor mesela.' Özel, bu iddialar karşısında, bir ay öncesine kadar 'olmaz, yapmazlar, inanmam' dediği her şeye artık 'olmaz diyemediğini' ifade ettiğini belirtti. Bu açıklamalar, CHP içindeki bölünmenin derinliğini ve dış etkenlerle ilgili endişeleri gözler önüne seriyor.
Parti İçi Uzlaşı İmkansızlığı ve Gelecek Projeksiyonu
Muharrem İnce'nin 'Özgür Özel grup başkanlığını açsaydı, sonra Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi' şeklindeki eleştirisine de değinen Özel, Kılıçdaroğlu'na bir uzlaşı teklifi götürdüğünü açıkladı. Özel, eğer Kılıçdaroğlu kürsüye çıkıp hızla kurultay yapma kararı alacağını açıklasaydı, kendisinin grup toplantısını açıp ardından kürsüyü Kılıçdaroğlu'na bırakabileceğini belirtti. Ancak Kılıçdaroğlu ekibinin kurultay tarihi açıklamayı ve hızla kurultay yapmayı kabul etmemesi üzerine bu uzlaşının sağlanamadığını kaydetti. Özel, 'atanmış bir genel başkan olarak partiyi yönetmeye devam etme kararlılığı'nın meşruiyetinin olmadığını savundu.
Özgür Özel, 'butlancı ekiple geri dönüş imkansız mı artık?' sorusuna ise net bir yanıt verdi: Aracıların iyi niyetli çabalarına rağmen, 'butlan yönetiminin' amacının kongre yapmayarak Özel'i yenme şansları olmadığını, bu nedenle önce kendi destekçilerini uzaklaştırıp, ardından kendilerine göre bir delege yapısı oluşturarak devam etme niyetinde olduklarını düşündüğünü belirtti. Bu niyetle uzlaşmalarının mümkün olmadığını vurgulayan Özel, parti içindeki bu derin ayrılığın kolayca giderilemeyeceğinin sinyallerini verdi. CHP'nin önümüzdeki dönemde bu iç çekişmelerin gölgesinde siyasi faaliyetlerini sürdüreceği ve hukuki mücadelelerin de devam edeceği tahmin ediliyor. Özgür Özel'in Akın Gürlek iddiaları ve parti içi gerilimler, CHP'nin gelecek dönemdeki siyasi rotasını ve iç dinamiklerini derinden etkileyecek gibi görünüyor.

