Ankara'daki NATO zirvesi gözaltıları kapsamında düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan İstanbul Üniversitesi öğrencileri Sevcan Akdoğan ve İdil Yeşil, yaklaşık 1,5 aydır Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor. Zirveyle bağlantılı operasyonlarda tutuklanan 179 kişi arasında yer alan bu iki öğrencinin iddianamesi hala hazırlanmadı. Bu durum, hukuki süreçte önemli bir belirsizliğe neden oluyor.
NATO Zirvesi Gözaltıları ve Geniş Çaplı Güvenlik Tedbirleri
NATO Liderler Zirvesi, uluslararası güvenlik ve savunma konularını ele almak üzere Ankara'da toplandığı dönemde, başkentte ve ülke genelinde geniş kapsamlı güvenlik önlemleri hayata geçirilmişti. Bu süreçte, zirveye yönelik olası protesto veya eylemlerin önüne geçmek amacıyla çeşitli gençlik örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve öğrenci gruplarına yönelik operasyonlar düzenlenmişti.
Yetkililer, bu operasyonlarda terör örgütleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler ve zirve karşıtı eylemler düzenlemeyi planlayan grupların hedef alındığını belirtmişti. Toplamda 179 kişinin gözaltına alındığı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden bir kısmının mahkeme kararıyla tutuklandığı kaydedilmişti.
İddianamesiz Tutukluluk ve NATO Zirvesi Gözaltıları Tartışması
Sevcan Akdoğan ve İdil Yeşil, tutuklandıkları tarihten bu yana yaklaşık altı haftadır Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalmalarına rağmen haklarında herhangi bir iddianame düzenlenmedi. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, tutukluluk halinin devamı için kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenlerinin varlığı gerekirken, soruşturmanın da makul sürede tamamlanması beklenir.
Uzmanlar, iddianame olmaksızın bu kadar uzun süren tutuklulukların, AİHM kararları ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ışığında "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali" olarak değerlendirilebileceğine işaret ediyor. Öğrencilerin avukatları, müvekkillerinin hangi suçlamalarla tutuklu bulunduğunun netleşmesi ve adil bir yargılama sürecine başlanması için iddianamenin bir an önce tamamlanmasını talep ediyor.
Bu durum, Türkiye'deki tutukluluk sürelerinin uzaması ve iddianame süreçlerinin gecikmesiyle ilgili hukuki ve toplumsal tartışmaları bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle NATO zirvesi gözaltıları sonrası yaşanan bu belirsizlik, adil yargılama hakkı konusunda ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.




