Mersin'in merkez Akdeniz ilçesindeki bir akaryakıt depolama tesisinde 15 Nisan 2024'te büyük bir yangın çıktı. Bu Mersin akaryakıt tesisi yangını sonucunda tesis çalışanı Süleyman Güner hayatını kaybederken, olayla ilgili kapsamlı bir adli soruşturma başlatıldı. Yangın, tesisin dolum ünitesi yakınlarında meydana geldi ve hızla yayılarak büyük maddi hasara yol açtı.
Mersin Akaryakıt Tesisi Yangınının Detayları ve Müdahale Süreci
Yangın, Akdeniz ilçesindeki serbest bölge sınırları içerisinde yer alan akaryakıt depolama tesisinin dolum istasyonunda öğleden sonra saatlerinde başladı. İlk belirlemelere göre, henüz netleşmeyen bir nedenle çıkan alevler kısa sürede yayıldı ve tesisin belirli bölümlerini etkiledi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, ihbarın ardından hızla olay yerine ulaşarak yangına müdahale etti. Yaklaşık altı saat süren yoğun çalışmaların ardından yangın kontrol altına alınabildi ve soğutma çalışmaları başlatıldı. Yangın sırasında bölgeye gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken, AFAD ve UMKE ekipleri de olası kimyasal sızıntılara karşı hazırlık yaptı. Yangın söndürme çalışmalarına Mersin Deniz Ticaret Odası'na ait yangın söndürme gemileri de denizden destek verdi. Akaryakıt ve türevlerinin depolandığı bir tesiste çıkması nedeniyle yangının büyüklüğü ve taşıdığı risk, müdahale ekiplerinin titizlikle çalışmasını gerektirdi.
Mersin Yangınında Hayatını Kaybeden Süleyman Güner
Yangın sırasında tesis içerisinde bulunan işçi Süleyman Güner, alevlerin arasında kalarak yaşamını yitirdi. Güner'in cansız bedeni, yangının kontrol altına alınmasının ardından olay yerinde yapılan incelemeler neticesinde bulundu.
42 yaşında olduğu belirtilen Güner'in evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenildi. Güner'in ölümü, ailesi ve çalışma arkadaşları arasında derin üzüntüye neden oldu. Mersin Adli Tıp Kurumu'na kaldırılan Süleyman Güner'in cenazesi üzerinde otopsi işlemleri başlatıldı. Adli makamlar, Güner'in ölüm nedeninin kesin tespiti ve yangının çıkış nedeninin aydınlatılması amacıyla geniş çaplı bir soruşturma yürütüyor. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde güvenlik kameraları kayıtları ve görgü tanıklarının ifadeleri de soruşturmaya dahil edildi.
Akaryakıt Depolama Tesislerinde Güvenlik Protokolleri
Akaryakıt depolama tesisleri, yüksek yanıcı ve patlayıcı maddeler içerdiği için iş sağlığı ve güvenliği açısından özel risk taşıyan alanlardır. Bu tür tesislerde ulusal ve uluslararası standartlara uygun sıkı güvenlik protokolleri uygulanır. Tesislerin periyodik olarak denetlenmesi, çalışanların düzenli eğitimden geçirilmesi, acil durum planlarının güncel tutulması ve yangın söndürme sistemlerinin sürekli faal olması büyük önem taşır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlenen standartlar çerçevesinde, akaryakıt depolama tesislerinde otomatik yangın algılama ve söndürme sistemleri, köpük jeneratörleri, soğutma sistemleri ve acil tahliye planları bulundurulması zorunludur. Ayrıca, çalışanların kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanımı ve riskli bölgelerde özel güvenlik önlemlerinin alınması da mevzuatın gerekliliklerindendir.
Türkiye'de İş Kazaları ve Sektörel Riskler
Türkiye'de iş kazaları, özellikle enerji, inşaat ve madencilik gibi riskli sektörlerde önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, her yıl binlerce işçinin iş kazaları sonucu hayatını kaybettiğini veya kalıcı engelli hale geldiğini göstermektedir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) tarafından yayımlanan raporlar da, iş kazalarının en çok yüksek riskli sektörlerde yoğunlaştığını ve yetersiz denetimler ile eksik güvenlik önlemlerinin bu kazalarda etkili olduğunu belirtmektedir. Akaryakıt depolama tesisleri gibi kimyasal ve yanıcı madde barındıran endüstriyel alanlar, patlama, yangın ve zehirlenme gibi ciddi riskleri barındırır. Bu tesislerde meydana gelen kazalar genellikle büyük çaplı sonuçlar doğurmakta, hem can kaybına hem de çevre felaketlerine yol açabilmektedir. Uzmanlar, bu tür tesislerdeki iş sağlığı ve güvenliği kültürünün sürekli geliştirilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Hukuki Soruşturma ve İdari Süreç
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleyman Güner'in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan yangınla ilgili çok yönlü bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında olay yerinde detaylı incelemeler yapıldı, tesisin güvenlik kayıtları incelendi ve tanık ifadeleri alındı.
Savcılık, yangının çıkış nedenini, tesisin güvenlik önlemlerinin yeterliliğini ve işçi Süleyman Güner'in ölümündeki sorumluları tespit etmeye çalışıyor. İdari olarak da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından tesis hakkında inceleme başlatıldığı bildirildi. Bu inceleme, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluk, tesisin periyodik denetim raporları ve çalışan eğitim kayıtları gibi konuları kapsayacak. Soruşturma tamamlandığında, olası ihmallerin veya kusurların tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında yasal işlem başlatılabileceği belirtiliyor.
Geçmişteki Benzer Endüstriyel Yangınlar
Türkiye'nin sanayi geçmişinde, özellikle akaryakıt ve kimyasal madde depolama tesislerinde yaşanan benzer yangın ve patlama olayları bulunmaktadır. 2000'li yıllardan bu yana çeşitli bölgelerde büyük çaplı endüstriyel yangınlar meydana gelmiş, bu olaylarda hem can kayıpları yaşanmış hem de önemli çevresel zararlar oluşmuştur.
Örneğin, 2011 yılında Kocaeli'deki bir kimyasal depolama tesisinde çıkan yangın veya 2017 yılında İzmir Aliağa'daki petrol rafinerisinde meydana gelen patlama, bu tür tesislerdeki riskleri bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu tür olaylar, kamuoyunda iş güvenliği ve çevre sağlığı konularındaki duyarlılığı artırmakta, yetkilileri ve sektör temsilcilerini daha sıkı önlemler almaya teşvik etmektedir. Geçmiş deneyimler, acil müdahale kapasitesinin artırılması, risk değerlendirme çalışmalarının titizlikle yapılması ve çalışanların düzenli olarak tatbikatlara tabi tutulmasının önemini vurgulamaktadır. Her yeni kaza, mevcut güvenlik sistemlerinin ve mevzuatın gözden geçirilmesi için bir fırsat olarak görülmektedir.
Süleyman Güner'in ölümüyle sonuçlanan Mersin akaryakıt tesisi yangını, Türkiye'deki iş güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Devam eden adli ve idari soruşturmaların, yangının nedenlerini ve olası ihmalleri ortaya koyması bekleniyor. Bu tür kazaların önlenmesi adına, sektördeki güvenlik standartlarının sürekli olarak güncellenmesi ve denetim mekanizmalarının etkinliğinin artırılması gerektiği vurgulanmaktadır.




