Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen), kuru üzüm taban fiyatı için kritik bir çağrıda bulundu. Üreticilerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla kilogram başına en az 151,50 TL belirlenmesini talep eden Konfederasyon, kuru üzümün güncel kilogram maliyetini 93 TL olarak hesapladığını açıkladı. Çiftçi-Sen, üreticilerin mağduriyetini önlemek adına kamusal destekleme alımı yapılmasının elzem olduğunu vurguladı.
Çiftçi-Sen'in Kuru Üzüm Taban Fiyatı Yaklaşımı
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen), Türkiye genelindeki çiftçilerin haklarını ve menfaatlerini korumak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Konfederasyon, tarımsal ürünlerin maliyet hesaplamalarını titizlikle yaparak, üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği adil taban fiyatlarının belirlenmesi için sürekli çağrılarda bulunmaktadır.
Çiftçi-Sen, özellikle serbest piyasa koşullarında çiftçilerin mağdur olmaması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin devamı için kamusal destekleme mekanizmalarının kritik önemine vurgu yapmaktadır. Bu çerçevede, kuru üzüm çağrısı da bu misyonun bir parçasıdır.
Kuru Üzüm Maliyet Analizi ve 151,50 TL Fiyat Gerekçesi
Çiftçi-Sen'in detaylı maliyet analizlerine göre, bir kilogram kuru üzümün üretim maliyeti 93 TL olarak tespit edildi. Bu maliyetin; mazot, gübre, işçilik ve diğer girdilerdeki artışlar dikkate alınarak belirlendiği ifade edildi. Konfederasyon, üreticilerin hem mevcut maliyetleri karşılayabilmesi hem de gelecek üretim dönemleri için gerekli yatırım ve geçim payını elde edebilmesi amacıyla bu maliyetin üzerine yüzde 60 refah payı eklenmesi gerektiğini savundu.
Bu hesaplamayla ulaşılan 151,50 TL'lik kuru üzüm taban fiyatı, üreticinin ekonomik istikrarı ve tarımsal üretimin devamlılığı için elzem olduğu belirtildi. Bu fiyat, çiftçilerin geleceğe güvenle bakabilmeleri için kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Çiftçi-Sen'in bu önemli çağrısı, kuru üzüm taban fiyatı konusunda üreticilerin ekonomik beklentilerini ve üretimdeki sürdürülebilirlik kaygılarını net bir şekilde yansıtmaktadır. Bu taleplerin, önümüzdeki dönemde tarım politikalarını ve üreticilere yönelik desteklemeleri şekillendirebilecek kritik bir adım olduğu söylenebilir.



