Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye'ye yönelik yayımladığı Mali Şeffaflık Değerlendirmesi raporunda, Türkiye Varlık Fonu (TVF) bünyesindeki gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 29'una denk gelen kamu varlığının mali raporlarda yer almadığına dikkat çekti. Rapor, TVF'nin varlıkları, yükümlülükleri ve hükümetle ilişkilerindeki şeffaflık eksikliğinin yanı sıra, deprem harcamalarının raporlanmasındaki sorunları ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) mali tablolarının kamuya açık olmamasını da vurguladı.
Mali Şeffaflıkta İlerleme ve Kritik Boşluklar
IMF, Mali Şeffaflık Kodu kapsamında Türkiye'nin finansal şeffaflık alanındaki reformlarını detaylıca inceledi. Rapora göre, Türkiye 2021'de program bütçesine geçiş, tahakkuk esaslı Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları'nın uygulanması ve Devlet Mali İstatistikleri raporlamasındaki iyileştirmelerle önemli ilerleme kaydetti.
2015'ten bu yana kodun yaklaşık üçte iki ilkesinde iyi veya ileri uygulama düzeyine ulaşıldığı belirtilmekle birlikte, mali risk yönetimi ve uzun vadeli mali sürdürülebilirlik analizleri gibi alanlarda sınırlı ilerleme kaydedildiği ifade edildi. Bu durum, Türkiye'nin mali şeffaflık yolculuğunda hala aşması gereken kritik boşluklar olduğunu gösteriyor.
Türkiye Varlık Fonu, Deprem Harcamaları ve KKM'de Şeffaflık Uyarıları
IMF raporunda, Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki GSYH'nin yüzde 29'una denk gelen kamu varlığının mali raporlarda yer almadığı ve Fon'un varlık, yükümlülük ve hükümetle ilişkilerinde şeffaflık bulunmadığı bir kez daha vurgulandı. Bu durum, kamu maliyesi yönetiminde önemli bir şeffaflık açığı olarak değerlendiriliyor.
2023 deprem harcamalarının raporlanmasında fiili gerçekleşmelerin beklenenin altında kaldığı, açıklanan yüzde 3,6'lık GSYH payının sadece yüzde 0,8'inin harcandığı tespit edildi. Ayrıca, Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının GSYH'nin yüzde 4,2'sine ulaşan bir maliyet yarattığı ve Merkez Bankası özkaynaklarını negatife çektiği belirtildi.
Raporda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) mali tablolarının kamuya açık olmaması ve Sayıştay denetiminden şartlı görüş alması da eleştirilen diğer önemli noktalar arasında yer aldı.
Mali Şeffaflığın Artırılmasına Yönelik Öneriler
IMF, tespit edilen sorunların giderilmesi ve mali şeffaflığın artırılması için dört öncelikli öneri sundu. İlk olarak, Devlet Mali İstatistikleri raporlamasının tüm kamu sektörünü (genel yönetim, TOKİ, TVF dahil) kapsayacak şekilde genişletilmesi ve konsolide gelir tabloları ile bilançolar hazırlanması istendi.
İkinci olarak, tüm merkezi yönetim kuruluşlarını kapsayan yıllık mali tabloların Sayıştay denetiminde hazırlanması önerildi. Üçüncü olarak, hükümetin mali hedefinin bütçe belgelerinde açıkça ilan edilmesi ve yasal düzenleme ile güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
Son olarak, makroekonomik, garantiler, kamu-özel işbirliği, kamu işletmeleri, finans sektörü ve demografik değişimden kaynaklanan uzun vadeli riskleri kapsayan yıllık bir mali risk raporu hazırlanması tavsiye edildi. Bu önerilerin hayata geçirilmesi, Türkiye'nin mali şeffaflık standartlarını yükselterek ekonomik istikrarına katkı sağlayacaktır.




