Piyasalarda 1,5 ay önce patlak veren fon skandalı ve TBMM'den geçen tasfiye yasasının ardından finansal piyasalardaki belirsizlik derinleşiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini 1 puan indirmesine rağmen borsa düşüşünü sürdürdü. Türkiye Varlık Fonu ise hisse senetlerindeki erimeyi durdurmak için piyasaya müdahale etti. Skandalın başlangıcından bu yana Merkez Bankası döviz rezervlerinde yaklaşık 15 milyar dolarlık azalma gerçekleştiği hesaplanıyor.
Fon Skandalının Piyasalara ve Rezervlere Etkisi
TBMM'de kabul edilen fon tasfiye yasası ve yargı süreçleri yatırımcılar arasındaki endişeleri artırdı. Fon skandalı sonrasında yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasından çıkışı hızlanırken, bazı özel sektör şirketlerinin çıkardığı tahvillerde temerrüt durumları gözlendi.
Yaşanan sermaye çıkışı nedeniyle Merkez Bankası döviz rezervlerinin son iki günde yaklaşık 5 milyar dolar, skandalın başından bu yana ise toplam 15 milyar dolar azaldığı öngörülüyor. Mağduriyetleri gidermek adına 1 milyon TL'ye kadar ön ödemelerin başlatılması planlanırken, fonlar çökmeden hemen önce satış emri veren yaklaşık 200 bin mudinin hukuki itirazları devam ediyor.
Ekonomik Belirsizlikler ve Faiz Politikası Beklentileri
Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsünü sürdürme sinyaline karşın, küresel piyasalardaki gelişmeler iç ekonomideki kırılganlığı artırıyor. Brent petrol fiyatının 117 dolara kadar tırmanması, Orta Doğu'daki çatışma riskleri ve ABD seçimleri öncesi tırmanan jeopolitik gerilimler enflasyon üzerindeki baskıyı koruyor.
Ekim 2025 enflasyonunun yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, yıl sonu yıllık enflasyonunun yeniden yüzde 30 eşiğinin üzerine çıkma ihtimali öne çıkıyor. Artan maliyetler ve küresel satış baskısı, Para Politikası Kurulu'nun faiz indirimi adımlarını zorlaştırıyor.
Piyasalardaki güven kaybı ve fon skandalı sonrası rezervlerdeki erime süreci, önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin yargı kararları ve fon hesaplarında atacağı şeffaflık adımlarıyla şekillenecek.




