İşçi Sendikaları Konfederasyonu (İSK) ve bağımsız işçi inisiyatiflerinin ortak organizasyonuyla, 23 Kasım 2024 Cuma günü İstanbul Taksim Kültür Merkezi'nde önemli bir forum düzenlendi. “Sömürü Düzeninin En Dibinde Mücadele Yürütenler Buluşuyor” başlıklı bu forumda, asgari ücretin tüm işçi sınıfı üzerindeki belirleyici etkileri detaylıca tartışıldı. Düşük gelirli işçilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlar ile ortak mücadele stratejileri ele alınırken, farklı sektörlerden çok sayıda işçi temsilcisi ve sendika üyesi etkinliğe katılım sağladı.
Asgari Ücretin Belirleyici Rolü ve Forumun Amacı
Koz Gazetesi'nin haberine göre, forumun temel amacı, Türkiye’de asgari ücretin belirlenmesinin üzerinden kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen, bu taban ücretin sadece bu ücretle çalışanları değil, aynı zamanda 1,5-2 katı ücret alan işçilerin gelirlerini de fiilen şekillendirmesiydi. Ücret artışları başta olmak üzere, birçok ekonomik düzenlemenin bu ücret esas alınarak belirlendiği vurgulandı. Hatta kira, ulaşım, temel tüketim maddeleri gibi ücret dışı zamların dahi bu taban ücrete göre ayarlanma eğiliminde olduğu belirtildi.
Bu durum, işçi sınıfının geniş kesimlerini doğrudan etkilemektedir. Asgari ücret, Türkiye işgücü piyasasında sadece bir taban ücret olmanın ötesinde, genel ücret politikasının ve sosyal yardımların referans noktası haline gelmiştir. Ekonomistlerin analizlerine göre, bu ücretteki her artış veya sabit kalış, domino etkisiyle diğer ücret seviyelerini de etkilemektedir. Sendikalı işçilerin toplu sözleşmelerinde dahi bu ücretin üzerindeki fark oranları tartışılmaktadır. Bu durum, ücretler arasındaki makasın daralmasına ve nitelikli işgücünün dahi düşük ücretlere mahkum olmasına yol açtığı değerlendirilmektedir.
İşçi Sendikaları Konfederasyonu (İSK) ve Asgari Ücret Mücadelesi
İşçi Sendikaları Konfederasyonu (İSK), Türkiye'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren işçi sendikalarını bünyesinde toplayan bağımsız bir çatı kuruluşudur. Temel amacı, işçi haklarını korumak, çalışma koşullarını iyileştirmek ve sendikal örgütlenmeyi güçlendirmektir. İSK, kuruluşundan bu yana, asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir seviyeye yükseltilmesi, iş güvencesinin sağlanması ve sendikal hakların genişletilmesi gibi konularda aktif mücadele yürütmektedir.
Konfederasyon, düzenlediği paneller, eğitimler ve eylemlerle işçi sınıfının sorunlarına dikkat çekmeyi hedeflemektedir. İSK yetkilileri, uzun yıllardır devam eden bu mücadelenin, işçilerin ekonomik ve sosyal refahı için hayati önem taşıdığını belirtmektedir. Geçmişte birçok toplu sözleşme sürecinde ve ücret tespit komisyonu görüşmelerinde aktif rol alan İSK, kamuoyunu bilgilendirici raporlar ve basın açıklamalarıyla işçi taleplerini dile getirmektedir. Konfederasyonun raporlarına göre, Türkiye'de sendikalaşma oranlarının düşüklüğü, işçilerin örgütlü mücadelesinin önündeki başlıca engeller arasında yer almaktadır.
Ekonomik Bağlam: Asgari Ücret, Enflasyon ve Gelir Dağılımı
Forumda yapılan sunumlarda, asgari ücretin belirleyici rolünün, Türkiye'deki yüksek enflasyon ve gelir dağılımı adaletsizliğiyle birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son bir yıl içinde tüketici enflasyonunun belirli dönemlerde %60’ın üzerinde seyretmesi, bu taban ücret ve benzeri düşük gelirle çalışan kesimlerin alım gücünü önemli ölçüde düşürmüştür. Özellikle gıda, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışları, bu kesimler üzerinde ağır bir yük oluşturmaktadır.
Bağımsız araştırma kuruluşları ve sendikaların raporları, açlık sınırının bu ücretin üzerinde seyrettiğini göstermektedir. Örneğin, DİSK-AR tarafından yapılan araştırmalar, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının asgari ücretin üzerinde olduğunu ortaya koymaktadır. Yoksulluk sınırının ise bu ücretin dört katını aştığı belirtilmiştir. Bu veriler ışığında, bu ücretle çalışan bir işçinin tek başına dahi geçimini sağlamakta zorlandığı, ailesiyle birlikte yaşayanların ise ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Gelir adaletsizliğinin derinleşmesinin, toplumsal refah seviyesini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Düşük Gelirli İşçilerin Yaşadığı Zorluklar ve Asgari Ücret Talepleri
Forumda, düşük gelirli işçilerin günlük yaşamda karşılaştığı somut sorunlar ele alındı. Katılımcılar, özellikle büyük şehirlerde kira ve ulaşım giderlerinin maaşlarının önemli bir kısmını oluşturduğunu dile getirdi. Çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlandıklarını, sağlık hizmetlerine erişimde sıkıntılar yaşadıklarını belirttiler. Yetersiz sosyal güvenlik hakları ve iş yerlerindeki sendikasızlaşma baskısı da dile getirilen önemli sorunlar arasındaydı. Birçok işçinin ek iş yapmak zorunda kaldığı veya borçlanarak ay sonunu getirmeye çalıştığı örneklerle açıklandı.
Forumda öne çıkan temel talepler arasında, asgari ücretin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve vergi sisteminde adaletli bir düzenlemeye gidilerek düşük gelirli kesim üzerindeki vergi yükünün azaltılması yer aldı. Ayrıca, sendikal örgütlenmenin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması, iş güvencesinin artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği belirtildi. İşçiler, insanca yaşayacak bir ücret ve güvenceli çalışma ortamı için ortak mücadele çağrısında bulundu.
Türkiye'de Asgari Ücretin Tarihsel Gelişimi ve Mücadeleler
Türkiye'de asgari ücret uygulaması, işgücünün temel ihtiyaçlarını karşılama ve emek sömürüsünü engelleme amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Ancak tarihsel süreçte asgari ücret, genellikle işçi kesimlerinin temel taleplerini karşılamakta yetersiz kalmıştır. 1960’lı yıllardan itibaren başlayan bu ücretin tespitleri, dönem dönem yaşanan ekonomik krizler ve yüksek enflasyon dönemlerinde sürekli tartışma konusu olmuştur.
İşçi sendikaları ve konfederasyonları, her dönemde bu ücretin yaşam maliyetine göre belirlenmesi ve satın alma gücünü koruması yönünde mücadeleler yürütmüştür. Özellikle 1980 sonrası dönemde uygulanan ekonomik politikalar, bu ücretin reel değerinde dalgalanmalara neden olmuştur. 2000’li yılların başından itibaren bu ücretin kademeli olarak artırılmasına rağmen, enflasyon karşısında erimesi ve yoksulluk sınırının altında kalması, işçi örgütlerinin sürekli eleştirdiği bir durum olmuştur. Geçmişte yaşanan büyük işçi eylemleri ve genel grevler de çoğunlukla bu ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle ilişkilidir. Bu tarihsel bağlam, forumdaki tartışmaların temelini oluşturmuştur.
Geleceğe Yönelik Asgari Ücret Mücadelesi Stratejileri ve Dayanışma
“Sömürü Düzeninin En Dibinde Mücadele Yürütenler Buluşuyor” forumunun son bölümünde, işçi sınıfının geleceğe yönelik mücadele stratejileri ve dayanışma mekanizmaları masaya yatırıldı. Katılımcılar, dağınık haldeki işçi inisiyatiflerinin ve sendikaların daha güçlü bir ortak mücadele hattı oluşturmasının önemine vurgu yaptı. Farklı sektörlerden işçilerin deneyimlerini paylaşması ve ortak sorunlara karşı birlikte hareket etme kararlılığı, forumun en önemli çıktılarından biri oldu.
Forumda alınan kararlar arasında, asgari ücretin belirlenmesi sürecinde işçilerin daha etkin söz sahibi olması için kampanyalar düzenlenmesi, vergi adaletsizliğine karşı ortak eylemler yapılması ve sendikal örgütlenmenin yaygınlaştırılmasına yönelik bilinçlendirme çalışmaları yer aldı. Ayrıca, gelecekte benzer forumların düzenlenerek işçilerin bir araya gelme ve seslerini duyurma platformlarının çoğaltılması hedefi ortaya konuldu. Bu tür platformların, işçi sınıfının sorunlarına kalıcı çözümler üretme noktasında önemli bir rol oynayacağı değerlendirildi ve işçilerin ortak mücadelesinin kararlılıkla devam edeceği mesajı verildi.


