ABD ve İran heyetleri, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında ABD'nin New York kentinde yaklaşık üç saat süren sürpriz bir görüşme gerçekleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan ve İran kaynaklarınca doğrulanan bu kritik temasta, küresel enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı geçişinin yeniden açılması koşulları ele alındı. Trump, Özel Temsilci Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın katıldığı bu gizli zirveyi "çok verimli" olarak nitelendirdi.
Tahran'ın Hürmüz Boğazı Geçişini Açmak İçin Üç Temel Şartı
İran devlet medyasının aktardığı bilgilere göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff arasındaki görüşme Washington tarafının doğrudan talebiyle gerçekleşti. Kritik zirvede Tahran yönetimi, küresel petrol taşımacılığının kalbi olan Hürmüz Boğazı koridorunu yedi gün içinde yeniden trafiğe açmak için somut taleplerini sundu.
İran'ın masaya koyduğu şartlar arasında ABD’nin limanlara uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması ve dondurulan mali varlıkların serbest bırakılması yer alıyor. Ayrıca Lübnan başta olmak üzere bölgedeki çatışmaların durdurulması da Tahran'ın kırmızı çizgileri arasında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı Krizinde Askeri Baskı ve Diplomasinin Dengesi
ABD Başkanı Donald Trump, New York'taki ikili diplomasi trafiğini doğrulamakla birlikte BM Genel Kurulu'ndaki hitabında İran'a yönelik sert uyarılarda bulunmayı sürdürdü. Uzlaşma sağlanamaması durumunda askeri baskıyı artıracağını belirten Trump, şimdiye kadar İran'a ait 159 geminin imha edildiğini iddia etti.
Tahran ise askeri baskının azalması durumunda stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki engelleri kaldıracağını yineledi. İran heyetinin New York'taki diplomatik süreci nihayete erdirmek için tam yetkiyle donatıldığı bildirildi.
New York'taki üç saatlik doğrudan temas, bölgedeki yüksek askeri gerilime rağmen iki ülke arasında müzakere masasının halen aktif kalabildiğini gösteriyor. Siyasi analistler, tarafların ABD'deki 3 Kasım ara seçimlerinin ardından nihai bir uzlaşı zemini yakalayabileceğini öngörüyor. Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı üzerindeki krizin çözülmesi küresel enerji piyasalarının geleceğini doğrudan şekillendirecek.



